Hububat ihracatında yükseliş sürüyor
Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün Nisan ayı ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün Nisan ayı ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güneydoğu Anadolu’nun toplam ihracatındaki yüzde 31,1 pay ile liderliğini sürdüren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün yılın ilk dört ayında gerçekleştirdiği ihracat 1,2 milyar dolara ulaştı.
Açıklanan verilere göre, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında yüzde 1,3, değer bazında ise yüzde 3,9 artış gösterdi. Dört aylık süreçte 401 bin ton makarna, 281 bin ton buğday unu ve 171,9 bin ton ayçiçek yağı ihraç edildi.
Sektörde en fazla gelir sağlayan ürün olan ayçiçek yağı ihracatı yüzde 38,9 artışla 279,4 milyon dolara yükselirken, makarna ihracatı ise yüzde 12,4 artışla 217,4 milyon dolar olarak kaydedildi. Ortalama ihracat birim fiyatlarının yüzde 2,6 arttığı dönemde, Orta Doğu’ya yapılan ihracat yüzde 10,7 düşüşle 484,4 milyon dolara gerilerken, Afrika pazarında yüzde 25,4 artışla 445 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
“NİSAN’DA YÜZDE 26,5’LİK ARTIŞ SAĞLADIK”
Küresel emtia fiyatlarını takip eden FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne dikkat çeken Celal Kadooğlu, hububat sektöründeki fiyat artış eğiliminin üst üste üç aydır sürdüğünü belirtti. Kadooğlu, Orta Doğu’daki savaş ortamının tarım ve gıda sektörünün stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Türkiye genelinde hububat sektörü ihracatının Nisan ayında aylık bazda yüzde 16,3 artış göstermesi, ülkemizin üretim gücünü ortaya koyuyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise yüzde 26,5’lik büyüme hızıyla dikkat çekerek yaklaşık 350 milyon dolarlık ihracata ulaştı. Bu başarı, sanayicilerimizin ham maddeyi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürme kabiliyetinin önemli bir göstergesidir.”
“KALİTE VE LOJİSTİK AVANTAJLARIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ”
Türkiye’nin gıda ticaretindeki stratejik konumunu korumak için üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri sahadaki dinamiklere göre yönettiklerini belirten Kadooğlu, yüksek kaliteli ve yüksek proteinli ürün üretiminin bölge ihracatında önemli bir fark oluşturduğunu söyledi.
Aşırı yağışların bazı ürünlerin ekim süreçlerini geciktirdiğine dikkat çeken Kadooğlu, ham madde tedarik planlamasında daha proaktif hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. İhracatçı firmalara yönelik kurumlar vergisi düzenlemesinin de finansal anlamda sektör için önemli bir destek olduğunu ifade etti.
Kadooğlu, Türkiye’nin küresel risklerin arttığı bir dönemde bölgesel gıda arz güvenliğinin merkezi olmayı sürdürdüğünü belirterek, sektörün kalite odaklı üretim anlayışıyla uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığını kaydetti.



