Üreticiyi korumak için yeni tedbirler şart
CHP’li Melih Meriç: Üretim desteği doğrudan tarlada, mazot ve gübre aşamasında nakdi olarak verilmelidir

CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, İran ile ABD ve İsrail arasında süren savaşın özellikle üreticileri olumsuz etkilediğini ve bu durumun sofralarda fiyat artışına neden olduğunu belirtti. Meriç, savaşın etkilerinden üreticileri bir nebze olsun korumak için ek tedbirler ve destek programlarının bir an evvel açıklanması gerektiğini ifade etti.
“YANLIŞ POLITIKALARIN FATURASINI ÜRETICI VE VATANDAŞ ÖDÜYOR”
Türkiye’nin bölgedeki savaşa “derin bir kırılganlıkla ve hazırlıksız şekilde yakalandığını” savunan Meriç, savaşın uzak ülkelerde dahi ekonomik dalgalanmalar yaratırken Türkiye’de çok daha ağır sonuçlara yol açtığını ileri sürdü. CHP’li Meriç, “Savaşın ve yanlış politikaların en ağır faturası şüphesiz tarım sektörümüze ve dolayısıyla vatandaşımızın sofrasına kesilmektedir. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki aksamalar, gübre ham maddesi tedarik zincirini kırmış, fiyatları kontrol edilemez seviyelere çıkarmıştır” ifadelerini kullandı.
Kalsiyum amonyum nitrat, üre ve DAP gübrelerinin 20 bin ile 40 bin lira arasında satılmasının bir “felaket tablosu” olduğunu belirten Meriç, “Bu tablo karşısında zaten borç batağına sürüklenen, tarlası ve traktörü haciz kıskacındaki çiftçimizin üretimden kopması kaçınılmazdır. Hükümet ise bu maliyet artışlarını sübvanse edecek, girdi maliyetlerini düşürecek tek bir somut plan dahi açıklamamıştır. Piyasayı rahatlatacak bir adım atılmamıştır” dedi.
“CHP olarak bizler sadece eleştirmekle kalmıyor, çözüm önerilerimizi de hem Meclis’te hem sahada vatandaşlarımızla paylaşmaya devam ediyoruz. Ancak ne yazık ki bu çağrılarımıza kulak veren yok. Maalesef bütün kapılar kapalı” diyen Meriç, şunları kaydetti:
“Akaryakıttaki yüzde 20’lik KDV derhal yüzde 1’e düşürülmelidir. Motorindeki ÖTV’nin KDV’si kaldırılmalıdır. Eşel mobil sistemi tam olarak uygulanmalıdır. Çiftçilerin kredi faizleri silinmeli, ana paraları uzun vadeye yayılmalıdır. Üretim desteği doğrudan tarlada, mazot ve gübre aşamasında nakdi olarak verilmelidir. Asgari ücret ve emekli maaşları enflasyon karşısında ezilmeyecek şekilde güncellenmelidir. Türkiye’nin bu yangından çıkış yolu, liyakatli, güven veren ve gerçekçi bir yönetimin iş başına gelmesiyle mümkündür. Bizim iktidarımızda üretim ekonomisi güçlenecek, çiftçi desteklenecek, sanayici kredisiz, esnaf kaynaksız kalmayacaktır. Toplumun en kırılgan kesimlerini korumak ve bu ekonomik yıkımı durdurmak için yüce Meclis’te ortak akılla vatandaşımızın tüm sorunlarını çözeceğiz.”
“GENÇLERIMIZI REKLAM KOKAN OPERASYONLARLA KORUYAMAYIZ”
Meriç, ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonlarına da değinerek, “Bugün uyuşturucuyla mücadele maalesef sadece ünlü isimlerin gözaltına alınmasıyla sınırlı bir algı operasyonuna dönüşmüştür. Gençliğimiz, reklam kokan operasyonlarla değil; sınır güvenliğini ve derinlemesine istihbaratı esas alan kalıcı politikalarla korunmalıdır. Türkiye’yi kara para cennetine dönüştüren, uyuşturucu trafiğinin merkezi hâline getiren bu anlayışın bu sorunu çözemeyeceği açıktır. Sokaklarımızdaki yangını söndürmek, bataklığı kurutmak ve uyuşturucunun okullarımıza kadar ulaşmasını engellemek zorundayız” dedi.
Türk vatandaşlarının yurt dışı seyahatlerinde yaşadığı vize sorununa da dikkat çeken Meriç, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Avrupa kapılarında maruz kaldığı bu dışlayıcı tutum yalnızca diplomatik bir sorun değil, aynı zamanda ulusal onurumuza yönelik bir meseledir. Bu konuya ilişkin Meclis araştırması açılmasını talep ettim; ancak üç yıldır işleme dahi alınmadan bekletilmektedir. Bu tablo, yanlış dış politikaların ve zedelenen uluslararası ilişkilerin bir sonucudur” ifadelerini kullandı.



