Öztürk: “Depresyonu hafife almayın”
Uzmanlar, depresyonun hafife alınmaması gerektiğini belirterek erken tanı ve tedavinin yaşam kalitesini artırdığını vurguladı.

Medical Point Gaziantep Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi H. İbrahim Öztürk, depresyonun toplumda çoğu zaman geçici bir moral bozukluğu olarak değerlendirildiğini belirterek, erken tanı ve tedavinin hastaların yaşamında önemli değişimler sağlayabileceğini söyledi.
Depresyonun yalnızca üzgün hissetmekten ibaret olmadığını vurgulayan Dr. Öztürk, hastalığın haftalarca süren çökkün ruh hali, hayattan keyif alamama, sürekli yorgunluk, uyku ve iştah değişiklikleri, dikkat dağınıklığı ve umutsuzluk gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ifade etti. Bu belirtilerin kişinin iş, okul ve aile yaşamını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Öztürk, özellikle şikayetlerin iki haftadan uzun sürmesi halinde vakit kaybetmeden bir psikiyatri uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.
Depresyon nedeniyle profesyonel destek almaktan çekinilmemesi gerektiğini dile getiren Dr. Öztürk, "Depresyon, kişinin sadece iradesiyle aşabileceği bir durum değildir. Diyabet ya da hipertansiyon gibi ruh sağlığı sorunlarında da uzman desteği almak son derece doğaldır. Yardım istemek güçsüzlük değil, iyileşme yolunda atılmış önemli bir adımdır." dedi.
Modern tıpta depresyonun etkili tedavi yöntemleri bulunduğunu kaydeden Öztürk, psikoterapi, ilaç tedavisi ve son yıllarda kullanım alanı giderek genişleyen Transkraniyal Manyetik Uyarım (TMS) uygulamaları sayesinde birçok hastanın sağlıklı bir şekilde günlük yaşamına dönebildiğini söyledi.
Erken tanı ve kişiye özel tedavi planlamasının önemine işaret eden Dr. Öztürk, "Erken tanı ve doğru tedaviyle hastalarımızın büyük bölümü yeniden üretken, sosyal ve mutlu bir yaşam sürdürebiliyor. Bu nedenle belirtileri görmezden gelmek yerine zamanında profesyonel destek almak büyük önem taşıyor." ifadelerini kullandı.
Depresyon yaşayan bireylerin eleştirilmek yerine anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu belirten Dr. Öztürk, aile ve yakın çevreye de önemli görevler düştüğünü vurguladı. "Yakınınızın yaşadığı sıkıntıyı küçümsemeyin. 'Geçer', 'Kafana takma' ya da 'Güçlü ol' gibi ifadeler yerine onu dinleyin, yanında olduğunuzu hissettirin ve profesyonel yardım alması konusunda destekleyici olun. Bazen gösterilen anlayış, tedaviye giden ilk adım olabilir." diye konuştu.



